• Dokümanlar

Son Haberler

Vefat Yıldönümü

ZAMAN 11-05-1997 Zaim'den iktisat dersleri...

Basında son günlerde ''İslami Sermaye'' tabiri sıkça kullanılmaya başlandı. Siz bu tabire nasıl bakıyorsunuz? ''-İslami sermaye'' ifadesi ilmi ve mantıkı olarak kullanılamaz. Bunlar Türkiye''ye zarar vermek, bölmek isteyenlerin kullandıkları argümanlardır. Bir tarafa ''İslami sermaye'' denecekse diğerleri gayri İslami sermaye mi olacak? Sermayenin laik olanı, anti-laik olanı olmaz. İlla birşeyler söylenecekse ''Anadolu sermayesi'' densin. Bu mesele belli büyük tröst ve karteller dışında halk tasarruflarının ve halk teşebbüslerinin gelişmesi meselesidir. Büyük holdinglere karşı, Türkiye''de yeni yeni teşebbüsler gelişiyor. Ve zaten bu, rekabet piyasası ekonominin gereğidir.

- İslam''da tüketimin ölçüsü nedir ? Müslümanlar bunu nasıl uygulamalıdır ?

- İmam-ı Gazali ihtiyaçları üçe ayırmış. Birisi zaruri ihtiyaçlar, ikincisi hayatı kolaylaştırıcı ihtiyaçlar, üçüncüsü hayatı güzelleştirici ihtiyaçlar. Gazali diyor ki; birinciyi gerçekleştirmeden ikinciye geçme, ikinciyi gerçekleştirmeden üçüncüye geçme. Dünyada günde 700 bin insan açlıktan ölürken diğer yandan gıda dağları yükseliyor, sermayeler birikmiş. Esasen dünyada yokluk sıkıntısı yok, biraz önce saydığım üç sıralamaya riayet etmemenin verdiği sıkıntı vardır.

Tüketim ihtiyacında da din diyor ki harama gitme, meşru yollardan ihtiyacını sağla, meşru yollardan giderken de israfa gitme. Gösteriş için, sırf kendi varlığını başkalarına göstermek için tütekim yapıyor isen bu yanlıştır. Gelişen ülkelerin kalkınmasını etkileyen faktörlerden birisi budur. İhtiyacı olmadığı halde tüketir.

-Amerika''nın faizsiz bankacılık sistemine yönelmesini hangi sebeplere bağlıyorsunuz?

Amerika sermaye piyasaları bütün dünyaya hitap eden sermaye piyasalarıdır. İşlemler ''özel sektör'' tarafından yürütülmektedir. Dünyanın hakimiyetini devletler şirketlerin önünde yürütürler. Amerika faizsiz bankacılık olayına ''fayda'' esası üzerinden yaklaşmaktadır. Bankalar Kanunu üzerinden faizsiz çalışan risk esaslı yatırım bankacılığı prim yapmaya başlayınca ABD sermayesi bu gelişen pastadan doğal olarak pay kapmak istiyor. İkinci bir faktör de; Amerika Körfez ülkelerine siyasi ve ekonomik bakımdan hakimdir: Bahreyn''den Yemen''e, oradan Katar, Umman, Dubai''ye katar bütün alan Amerika''nın inisiyatifindedir.

İslam ülkeleri büyük finans merkezleri haline gelmeye başladı. Örneğin Bahreyn bankacılığın merkezlerinden biri. Petrol zengini ülkeler dolar merkezi olmaya başladı. Bu Amerika, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin birikmiş sermayeye yönelmesine sebep oluyor.

- Suudi Arabistan''daki bankacılık sistemi nasıl?

Suudi Arabistan''da faaliyet gösteren bütün bankalar faizli sisteme göre çalışmaktadır. Muhammed Faysal Suudi Arabistan''da faizsiz bir banka kurmak isteği ile 1981 yılında Merkez Bankası''na müracaat etti. Halk Suudi Arabistan''daki bankaları İslami banka zannediyor. Halbuki faizle çalışırlar. Faizsiz banka kursa mevcut düzene şüpheler artacak, kurulmasına açıktan hayır dese ''İslam ülkesinde faizsiz banka nasıl olmaz'' diye tepki çekecek. Dolayısı ile iki cevap da uygun düşmediği için 16 yıldır Faysal''ın teklifini cevapsız bıraktılar.

-Diğer İslam ülkelerinde faizsiz bankacılığa yönelim ne seviyede?

Şimdi; birçok İslam ülkesinde İslam bankası tutmaya başladı. Yüzde 3''ler civarında da olsa bir gelişme var. Zeki insanlar bu gelişmeyi görünce madem böyle bir ivme var, halkın bu sermayesi başkalarına gitmesin; yine ''bu işi de biz yapalım'' diyerek windows(pencere) açmaya başladılar. Yani normal bir faizli bankanın yanında bir de faizsiz sistem için bir pencere açtırıyor. Citibank dünyada bu mevzulara merak salan bankalara güzel bir örnek: Bahreyn''de filan, windowslar açarak, İslami bankacılığa başladılar. Çünkü Batı sermayesi inanç meselesiyle alakadar değiller; doğrudan doğruya tasarrufların kendilerine çekilmesi için çalışıyorlar.

-Türkiye''de özel finans kurumlarının sorunları nelerdir?

Birinci sorun; ÖFK''lara Merkez Barkası''na disponibilite oranı yatırma zorunluluğu getirdiler. İkinci haksızlık ise, ÖFK''lar Merkez Bankası''na yatırdıkları paradan faiz alamıyorlar. Diğerleri yatırıyor ama yatırdıkları paraya da faiz alıyorlar. Bir üçüncü darbe, normal bankaların faizlerinden vergi alınıyordu, şimdi düşürdüler, ama, teamüllerin aksine ÖFK''lara vergi koydular.

Halk tasarruflarını ÖFK''lara yatırıyor, sayıları şimdi 6 oldu. Tabii sermaye piyasası ÖFK''lara kaymaya başladı. Şimdi ise Borsa''ya girmek, aracı kurum olarak hizmet vermek istiyorlar. SPK sıcak bakıyor; ancak fiili bir netice alınamadı. Sonuca gitmek ve haklarını aramak için ÖFK''lar vakıf kurdu, müştereken bir şeyler yapmaya çalışıyorlar.

- Efendim, çok teşekkür ederiz.

- Ben teşekkür ederim.

Prof. Dr. Zaim''e ABD''den şeref ödülü
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabahattin Zaim, faizsiz bankacılık sistemine yaptığı katkılarından dolayı merkezi Amerika California Pasadena''da bulunan İslami Finans ve Bankacılık Teşkilatı tarafından 1996 Yılı Şeref Ödülü''ne layık görüldü.

Amerika''da 1987 yılında faaliyete geçmesine rağmen hızla büyüyen ve Dallas, San Francisco, Fort Worth ve Texas şehirlerinde şubeler açan İslami Finans ve Bankacılık Teşkilatı, kısa sürede Atlanta, Georgia, New Jersey ve Las Vegas Nevada''da şubeler açmaya hazırlanıyor. Teşkilat ayrıca, bu yıl içerisinde Kazakistan''da da şube açacak.

8 Haziran 1997 tarihinde Los Angeles''ta ödülünü alacak olan Prof. Dr. Sabahattin Zaim, kuruculuğunu Amerikalı işadamlarının yaptığı teşkilatın kendisine layık gördüğü şeref ödülünün, faizsiz bankacılık ve İslam ekonomisi üzerine yaptığı çalışmalardan dolayı verildiğini belirtti. Zaim, aynı zamanda, 1992 yılında İslam Kalkınma Bankası''nın verdiği başarı ödülünün de sahibi.

 

ÖDÜLLER HER YIL VERİLİYOR

Şeref ödülünü 1993 yılından itibaren vermeye başlayan İslami Finans ve Bankacılık Teşkilatı''nın bu zamana kadar ödüle layık gördüğü kişiler şöyle: "1993 yılında Hindistan Aligrah İslam Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necatullah Sıddıki''ye verildi. Sıddıki, İslami finans sistemi ve ekonomik sistem üzerinde yaptığı çalışmalar ile tanınıyor.

Ödül, 1994 yılında Al-Baraka''nın sahibi Şeyh Salih Abdullah Kamil''e verildi. Şeyh Kamil, 25 yıllık çalışması ve 30 ülkede açtığı banka şubeleri ile İslami bankacılığı popülarize ettiği için ödüle layık görüldü.

1995 yılında ise Malezya''da ''İslam Bankacılığının Babası'' olarak kabul edilen Muhammed Nor Bin Yakup''a bu ödül verildi. Yakup hükümetin onayı ile Malezya Merkez Bankası''nı faizli ve faizsiz çalışan iki birim haline getirdi."