• Dokümanlar

Son Haberler

Vefat Yıldönümü

ZAMAN 12-3-1998 TAHA KIVANÇ "Olmaz" demeden okuyun...

Taraflarca tekzip edilmedigi icin anlatildigi bicimiyle tarihe gececek bir anekdotla baslayayim.

Prof. Mehmet Saglam, DYP''den politikaya atilmak uzere YOK baskanligindan istifa eder etmez, tesekkur ve veda icin, kendisini o onemli goreve getiren Cumhurbaskani Suleyman Demirel''e cikar. Bir sure sohbet edip lafi curuturler. Mehmet Bey''in beklentisi, Cumhurbaskaninin, "Senden sonrasi icin tavsiyen nedir?" diye sormasidir, o soru bir turlu gelmez. "Eh, ben kalkayim Sayin Cumhurbaskanim" der Mehmet Saglam ve kapiya yonelirken, "Efendim" der, "Benden sonra kimi atarsaniz atayin YOK istikametten sapmaz; bu yuzden Kemal Guruz haric 63 rektorden herhangi birini yerime dusunebilirsiniz..." Suleyman Demirel bu tavsiyeden fazla mutlu gorunmez ve "Merak etme Hoca" demekle yetinir.

Sonrasi malum: Cumhurbaskani anayasanin kendisine verdigi yetkiyi kullanarak yuksek ogretimin basina birini atar; o kisi, Prof. Saglam''in ''atamamasi'' tavsiyesinde bulundugu Kemal Guruz olur.

Kemal Guruz, Istanbul Universitesi eksenli son basortusu bunalimi sirasinda ABD''deydi, yeni dondu. Ilk islerinden biri YOK genel kurulunu toplayip basortusu sorununa ''nihai cozum'' karari aldirmak olacak. Bu arada bir dizi ''baska'' yasakci karari da ayni organdan gecirme cabasina girecegi soyleniyor.

YOK genel kurulunda kendisi icin ''catlak ses'' anlamini tasiyan sozler sarfedecek sadece iki isim kaldi: Prof. Sabahattin Zaim ve Prof. Ramazan Evren. YOK''te hala varliklarini surduren eski vali Durmus Yalcin ve Prof. Fikret Eren gibi ''sag'' bilinen isimler ise, epey bir sureden beri, Kemal Guruz''un istedigi istikamette davraniyorlar. Prof. Eren''in "Bu kadar da olmaz" diye isyanlari oynama noktasina geldigi her donemde, gazetelerin birinde, kendisinin vaktiyle Kurt Karaca mustear adiyla ''Ulkucu'' eserler kaleme aldigi haberleri yayinlatiliyor. Durmus Yalcin''in bu kadar bile gozdagina ihtiyaci kalmadi.

YOK''un yarinki toplantisindan ''tarihi'' kararlar cikacagi bir sureden beri kulislerde kulaklara fisildaniyor. Universitelerin ''28 Subat ruhu''na lafzen de sadik olduklari mesaji butun acikligiyla verilecekmis. Kemal Guruz ve kadrosu, daha once hic alisilmamis bir davranisla toplantinin provasini yapiyorlarmis: Toplanti nasil acilacak? Ilk sozu kim alacak? Oylama toplantinin hangi noktasinda olacak? Isi saglama baglamak icin, anayasa geregi askeri uyesi zaten bulunan YOK''un bu ''tarihi toplantisi''na Bati Calisma Grubu''ndan uc subay ayrica davet edilmis. Bu subaylar, toplantinin en basinda, irtica tehlikesiyle basortusu arasindaki iliskiyi anlatacaklarmis. Kuruldan "Kemal Alemdaroglu''na tam destek" karari cikmasi bekleniyor.

Toplantinin gundemi basortusu sorunuyla da sinirli degil; Kemal Guruz, toplantinin gercekten ''tarihi'' bir anlam tasimasi ve kendisi icin belli cevreler nezdinde ''referans'' yerine gecmesi icin, bir dizi baska tedbiri de kurula getirecekmis, Bu haberi benim kulagima heyecanla fisildayanlar, "Gecmisinde rektorluk, TUBITAK baskanligi bulunan YOK baskani, gelecegin basbakani neden olmasin?" dusuncesinde idiler. Kemal Bey, bunu dusunup gelecege yatirim yapacak kadar hirsli biri.

Kurulda gorusulecegi bildirilen konulara goz atiyorum da, 28 Subat''ta MGK''dan gecen tedbirler paketinin bir baska dille ifadesi oldugunu goruyorum. Olagan donemlerde aklindan zoru olmayan kimsenin dile getiremeyecegi kadar keskin bazi dusunceler YOK''ten ''tedbirler paketi'' olarak cikartilmak isteniyor. Goreceksiniz, benim bu yazimi okudugunuz sirada, ''Kurt Karaca'' adinin icinde gectigi bir haber bir baska gazetede yayinlattirilacaktir. Fikret Eren''in pakete itirazinin belirleyici olacagini bildikleri icin bu tedbiri gerekli goreceklerine eminim.

YOK, yurtdisinda egitim goren, cesitli devlet kurumlarindan burslu ogrenciler uzerinden bir tirpan gecirmisti yakin zamanda; simdi o tirpanin daha keskin bicimde bir daha kullanilmasi dusunuluyor. Gecen tasfiyede sadece ''dinci'' dediklerini temizlemislerdi; bu defa, ''milli guvenlik siyaset belgesi'' icinde ''tehdit'' olarak yer alan ''milliyetci'' gencler de topun agzinda.

OSYM''nin yansiz sinavlarini kazanarak disarida okumakta olan burslu gencler yaninda, kendi imkanlariyla master ve doktora yapanlari bile ''tedbir'' alinacak bir kitle gorenler var. Bunlarin, pasaportlari uzatilmayarak yurda donmeleri zorlanacakmis. Olacak sey degil.

Bazi muhtemel tedbirler de Imam Hatip cikislilarla ilgili. Bu okullardan mezun genclerin yalnizca ilahiyat fakultesi ve ilahiyat yuksek okuluna gidebilmeleri, diger fakulte kapilarinin yuzlerine kapatilmasi ciddi bir dusunce. Ayrica, universitelere arastirma ve ogretim gorevlisi alinirken adaylarin orta ve lise ogretimde hangi okullarda okuduklarina daha fazla dikkat edilmesi, onceden alinmis Imam Hatip menseli ogretim uyelerinin-bu arada Turk Ocagi ve Ulku Ocagi gibi derneklerde gorev yapmis olanlarin da- onlerinin kesilmesi isteniyor.

Tedbirlerin kapsaminin ne olabilecegini arastirirken, "Goreceksin, bunlar da olacak" diye onume serilen bazi noktalar daha var ki, onlarin, bugunku YOK''te bile, Kemal Guruz baskan olsa da, gundeme gelebilecegini sanmiyorum. Ancak, 22 rektorun gorev suresinin onumuzdeki gunlerde sona erecek olmasi, koltuklarini elden kacirmamak isteyenleri talimatlara acik kiliyor; bu bakimdan universitelerde ne yapilmak isteniyorsa yarinki toplantida elde edilmeye calisilmasi cok da akil disi degil.

Bazilarinin hirslari vatan sevgilerinden de akillarindan da ileride cunku.