• Dokümanlar

Son Haberler

Vefat Yıldönümü

En Dikkat Çeken Yönü Gerçek Bir Müslüman Olmasıydı, 10 Aralık 2007 Zaman Gazetesi

En Dikkat Çeken Yönü Gerçek Bir Müslüman Olmasıydı

 

(Ali Coşkun''un dilinden Sebahattin Zaim)

 

 

"Hocaların Hocası" olarak bilinen Sabahattin Zaim''i en iyi tanıyanlardan birisi Eski Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Çoşkun. Uzun yıllar çeşitli sivil toplum kuruluşlarında beraber çalışan Ali Çoşkun ile Zaim Hoca aynı zamanda akrabalardı... Hoca''yı en son görenlerden biri olan Ali Çoşkun''a göre Hoca ile kıyaslanabilecek insan sayısı çok az....

Galiba bugün, ''Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir'' hadis-i şerifinin tezahürünü yaşıyoruz. Sabahattin Zaim Hoca''nın vefatı, sizde nasıl bir his uyandırdı?

Sabahattin Zaim Hoca, bizi millet yapan milli manevi değerleri yıllarca örnek olarak yaşatmış, ilim ve sosyal hayatımızın mümtaz bir şahsiyeti. Kendisinin Hakk''a yürümüş olması, hem Türkiye için hem millet için gerçek bir kayıp. Kendisi, öğrencileri, dostları ve eserleriyle amel defteri kıyamete kadar kapanmayacak hakikaten hürmete layık bir hocamızdı. Peygamber Efendimiz hadislerinde buyuruyor ki; "Üç kişinin amel defteri kıyamete kadar kapanmaz. Kendilerine gıpta edebilirsiniz. Bunlardan birincisi, ilmiyle hizmet eden kişi, ikincisi servetiyle hizmet eden kişi, üçüncüsü ise hayırlı evlat yetiştiren kimsedir." Sabahattin Zaim Hoca, bu üçüne de nail olmuş bir isimdir.

Sabahattin Zaim Hoca ile nasıl tanıştınız?

Kendisiyle, 1957-60 yılları arasında Milli Türk Talebe Birliği''nde tanıştık. Televizyonun, basın organlarının, iletişim araçlarının yaygın olmadığı dönemde, Milli Türk Talebe Birliği başta olmak üzere, Türk Ocakları, Aydınlar Ocağı, Birlik Vakfı gibi sivil toplum örgütlerinde görev aldı. Bizim tanışıklığımız da Milli Türk Talebe Birliği''ne dayanır. Türk toplumunun bugünlere gelmesinde büyük katkısı olan çok önemli bir isimdi Zaim Hoca. Çok daha yakın tanışıklığımız ise rahmetli kızımı istemeye gelmesiyle oldu. Rahmetli kızımı, damadım için istedi. Damadım Mehmet Zaim''in amcası. O tarihten sonra aramızda aile bağı oluştu. Bizim aile ocağımızın büyüklerinden oldu. Ayrıca TOBB başkanlığım sırasında Yüksek İstişare Kurulu üyesiydi.

Sabahattin Zaim Hoca nasıl bir insandı?

En çok önem verdiği şey, Peygamberimiz''in ''İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır.'' hadisiydi. Bütün hayatı boyunca örnek bir şahsiyet olarak yaşadı. Yarım asrı aşan akademik hayatında İslam ekonomisinin gerçeklerini, topluma ve devlet idaresine anlatan çalışmasıyla dikkat çekti. Bu konuda örnek ve kaynak eserler verdi. Hocanın en önemli özelliklerinden biri de yüce İslam''dan aldığı terbiye ile sosyal ilişkileri çok kuvvetliydi. Herkesi kucaklar, evladı gibi davranırdı. Hocamızın kaş çattığını, kötü söz söylediğini, kızdığını görmedim. Hep tebessüm eden bir isimdi.

Son günlerine kadar ilim irfan işleriyle meşgul oldu. Adeta ayakta öldü demek mümkün mü?

Yetiştirdiği öğrenciler ve eserleriyle her türlü takdirin üzerindedir. Benim de master yaptığım İşletme Fakültesi''nde hocalığımı yaptı. Bugün ülkemizin en üst yönetimi olan Cumhurbaşkanlığı''nı deruhte eden Doç. Dr. Abdullah Gül Bey de öğrencisidir. Abdullah Bey''le ilişkisi hep devam etmiştir. İngiltere''ye gitmesine vesile olan da, İslam Kalkınma Bankası''nda çalışmasını sağlayan da, Nevzat Yalçıntaş Hoca ile birlikte Zaim Hoca''dır. Onun öğrencileri halen birçok üniversitede profesör oldu, hükümet içinde ve bürokraside görev aldı. Kendisiyle birlikte 1991-1994 yılları arasında Zaman Gazetesi''nde üst kurul üyeliği ve başkanlığı yaptık. Kendisi başkan, bense üyeydim. Daha sonra Samanyolu Televizyonu''nun kuruluşunda yönetim kurulunda bulunduk.

Zaim Hoca''nın talebeleriyle ilişkileri nasıldı?

Kendisi adeta bir müracaat kapısıydı. Bursu yetmeyen, maddi imkandan yoksun lisans öğrencisinden doktora öğrencisine bir fahri danışma merkezi gibi hizmet verirdi. Başı sıkışan, dara düşen, hocaya başvururdu. Herkese yardım eder, yol gösterirdi... Öğrencilere öyle bakardı ki onlar evladı gibi olurdu. Hayatı İslami anlayışla şekillenmiş bir insandı. Hem İslami yaşantısında örnek olurdu hem de dünyevi yaşantısında.

Yaş haddinden emekli olmasına rağmen Sakarya Üniversitesi''nin kuruluşunda nasıl görev aldı?

Sakarya Üniversitesi''nde görev alabilmesinde rahmetli Özal''ın bulduğu bir formül etkili oldu. İstanbul Üniversitesi''nden yaş haddinden emekli olmuştu. Mevzuat değişikliğine gidilerek idari görev alarak Sakarya Üniversitesi''nin kuruluşunda bulundu. Abdullah Bey orada yanındaydı. Abdullah Bey o tarihten itibaren talebeliği boyunca yanından hiç ayrılmadı. Hep beraber burada çok önemli hizmetlerde bulundu. Çok sayıda talebe yetişmesine katkısı oldu.

Hoca ile en son ne zaman görüşmüştünüz?

En son görüşen isim ben oldum. Geçtiğimiz çarşamba günü kendisini Sema Hastanesi''nde ziyaret ettim. O gün kendisini biraz toparlamıştı. Yataktan kalktı, tekerlekli sandalyeye oturdu. Benim hemen yanımda yemeğini yedi, benimle sohbet etti. Arkadaşları sordu. Şuuru yerindeydi. Bir yandan ümitlenmiştim. Fakat benden sonra yine fenalaşmış. Sonra zaten kimseyi içeriye almamışlar. Son gördüğümde çok halsizdi, fakat şuuru yerindeydi. Eşi dostu, göremediği kimseleri sordu. "Hasta olmadan sağlığın kıymetini bilin." dedi. Helallik aldı.

Size, öğrencilerine en önemli tavsiyesi neydi?

Öğrencilerine iyi ekip kurmalarını tavsiye ederdi. Dostlukların sıklaştırılmasına ve karşılıklı bilgi alışverişine çok önem verirdi. Biz sadece hocamızı değil, aynı zamanda bir aile büyüğümüzü kaybettik. Kendisi eşini kaybettikten sonra çok sarsılmıştı. Çocukları çok yakından ilgileniyordu, biz hep ziyaret ediyorduk; ama zaman zaman yalnızlık çektiği de oluyordu. Kendini kitaplara vermişti. Yeni bir kitap hazırlığı içindeydi.

İş dünyasından birisi olarak iktisat alanında yaptığı çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

İktisat alanındaki çalışmalarıyla ''iktisat duayeni'' nitelemesini hak etmişti. Bunun yanı sıra çalışma ekonomisi ve sosyal siyaset konularında çalışmalarıyla öne çıktı. Kurtuluşu ''İslam ekonomisinin'' yaygınlaşmasında buluyordu. Bu konuda İktisat ve İslam adıyla önemli bir eseri var. Faizsiz bankacılığın kurulup yaygınlaşmasında büyük rol oynadı. Bizlere önder, örnek olmuştur. Bu kuruluşlar şimdilerde önemli başarılara imza atıyor. Bütün hepsi, hocanın gösterdiği yolda ve verdiği destekle olmuştur. Hoca, insan yetiştirmenin önemine inanıyordu. Ülkelerin 5-10 kişi tarafından yönetildiğinin farkındaydı. Bu anlamda Abdullah Bey''in cumhurbaşkanlığı ve diğer talebelerinin çeşitli kademelerde görev alması, hocaya bu mutluluğu yaşattı. Ölümünden önce o mutluluğu yaşadı. Demokrasinin içinde, fikir ve düşünce özgürlüğü çerçevesinde mücadeleden yanaydı.

Hocaya ait hep hatırlayacağınız özelliği neydi?

En dikkat çeken yönü gerçek bir Müslüman olmasıydı. Kur''an ahlakını benimsemiş olmasıydı. Çok da mütevazı bir isimdi. Bu mütevazılığın temelinde yatan da İslam ahlakıydı. Onunla kıyaslanabilecek isim çok az.