• Dokümanlar

Son Haberler

Vefat Yıldönümü

Kur'an da Ekonomik Ahlak, 1998, Akit Nazif Gürdoğan

AKİT     07-06-1998                              

Kur''an''da ekonomik ahlâk" üzerine - 29 Mayıs 1998 günü Hürriyet Gazetesi''ndeki köşesinde Yaşar Nuri Öztürk, "Kur''an''da Ekonomik Ahlâk" başlıklı bir yazı neşretti. İddialı olmamamıza rağmen konu bizi de ilgilendirdiği için ilgili şahsın tezi üzerine birkaç satırla da olsa değinme ihtiyacı doğdu.
Yaşar Nuri Öztürk, ekonomik yorum yapma yerine dalında malum açıklamalarına devam etseydi, kendisi için daha iyi olmaz mıydı? Öztürk, İslâm ekonomisi için "henüz bütün boyutlarıyla ortaya konmuş değildir" demekte ve İslâm ekonomik modelinin ortaya konması bakımından henüz başlangıç devresinde olduğunu iddia etmektedir. Oysa bu konu üzerine yazılmış yüzlerce eser bulunduğu gibi ayrıca bugün uygulanma durumuna da gelinmiştir ve bir kısım prensipleri çeşitli ülkelerde uygulanmaktadır.
İslâm ekonomisi üzerine yazılı yüzlerce eserden birkaçını sıralamak belki faydalı olacaktır. Başta İmam-ı Azam''ın "El İhtiyar"ı olmak üzere Sayın Süleyman Karagülle''nin "İslâm''da Denge Para" isimli kitabıyla başlayan ve seri devam eden kitapları yine Prof. Dr. Arif Ersoy, Doç. Dr. Süleyman Akdemir''in içinde bulunduğu bir komisyon tarafından hazırlanarak piyasaya sunulan seri İslâm ekonomisi üzerine yazılı kitaplar, Prof. Dr. Sabahattin Zaim''in konu ile ilgili yazılı çalışmaları, Celal Yeniçeri''nin İslâm İktisadının Esasları adlı eseri. Yine Celal Yeniçeri''nin İslâm''da Devlet Bütçesi isimli kitabı, acizane şahsımın "İslâm Ekonomisi Üzerine" adlı basılı çalışmam... Ve ayrıca yurtdışı çalışmalarından birkaçı da; Muhammed Bakr Essadr''ın iki ciltlik "İslâm Ekonomik Doktrini" isimli eseri, M.A. Mannan''ın İslâm ekonomisi, Ahmet Ez Zerka''nın İslâm''a Göre Banka ve sigorta isimli çalışması, M.N. Sıddıki''nin İslâm Ekonomisinin Temelleri adlı çalışması ve birçok yazılı eserler, İslâmi ekonomik modelinin üzerine çalışmalar olduğunu göstermektedir..
Öztürk, "Çağımızda İslâm ekonomisi, sosyalist sistemlerle bir yakınlık arzediyor" deme cesaretini göstermektedir. Oysa İslâm ekonomi modeli, serbest ekonomik yapı sergiler, sosyalizmdeki gibi müdahaleci ekonomik yapıyı kökünden reddeder. Devlet, ekonomiye müdahale edecekse sadece piyasaya mal sürer ve piyasaya bir üretici firma olarak girer. Eğer İsâm ekonomisinin mazlumun yanında oluşunu Öztürk sosyalizme benzetiyorsa bu yanlıştır.
Çünkü İslâm, ister zengin olsun ister fakir olsun her zaman mazlumun yanında, zulmün ve zalimin karşısındadır. Mazlumun illa fakirlerden oluşacak şartı yoktur. Sosyalizmde ise zengin her zaman düşman, fakir her zaman himaye edilendir, ayrıca Viladimir İlyiç Lenin, "Marksizm Devlet Üzerine" isimli kitabında açık bir şekilde belirtir ki, kişi işçi de olsa sosyalizmi kabul etmiyorsa burjuvadır ve öldürülmesi gerekir veya kişi zengin de olsa sosyalizmi kabullenmişse proleterdir korunur. Bu, İslâm''a taban tabana zıttır. Hoş, İslâm ekonomisi kapitalizme de benzemez, kapitalizm isminden de anlaşılacağı gibi sermayenin egemenliğine dayalı bir sistemdir. İslâm ekonomik modeli bu görüşü de reddeder. İslâm ekonomi modelinde sermaye tali faktördür, ana üretim faktörleri toprak ve emektir.
Ötrük yazısında Muhammed İkbal''den de alıntı yapmakta ve İkbal''in Marks''ın "Kapital"ine "Cebrail''siz kitap" dediğini iddia etmektedir... Muhammed İkbal''in tek nesir kitabı "İslâmda Dini Düşüncenin Yeniden Doğuşu" adlı kitabıdır. Ve bu kitabı her satırının altı çizerek okudum, gerçi bugüne kadar edinegeldiğimiz bilgilere rijit gelen görüşler yok değil, ama Marks''ın Kapitali için "Cebrail''siz kitap" ifadesine rastlamadım, belki gözümden de kaçmış olabilir, mezkur kişi bu sözün kaynağını belirtirse memnun oluruz. Ayrıca Muhammed İkbal''in varsaysak dahi böyle bir şey demiş olacağını, bu kendisine ait ve onu ilgilendiren bir görüş olarak kalır (bir nass olması söz konusu olamaz). Yine ayrıca Muhammed İkbal, bir ekonomist değil, bir şair ve filozoftur.
Yine Yaşar Nuri Öztürk, yazısında günümüz düşünürleri tarafından Ebu Zer El Gıfâri için sosyalist zahit dendiği belirtmektedir. Bu düşünürler kimdir, acaba Yaşar Nuri Öztürk''ün kendisi umuma şamil birisi midir?.. Ebu Zer El Gıfâri''nin paraya karşı hiçbir zaafiyetinin olmayışı, halifenin verdiği bin altını bir gecede fakirlere dağıtması sosyalistlikle özdeşleştiriliyorsa çok sığ ve yanlış bir yorum olur ve Ebu Zer El Gıfâri''ye zulmedilmiş olur. Ebu Zer El Gıfâri''nin bu hareketi, kadere ve rızkın Allah''tan olduğuna olan inancın, erişilmeyecek kadar yüce bir mükemmelliğin tezahürüdür. Tabii ki diğer sahabiler de Ebu Zer El Gıfâri''den geri kalmazlar, ancak Ebu Zer El Gıfâri bunu dışa vurmakta sakınca görmemiştir.
Yine Yaşar Nuri Öztürk yazısında; İslâm ekonomisinde emeğin imtiyaza sahip olduğunu söylemektedir. Oysa İslâm ekonomisinde adil davranmak, hakkı teslim etmek, zulmetmemek ve hak''ı hak sahibine vermez esastır. Kur''an-ı Kerim''in Zuhruf Sûresi''nin 32. ayetinde "Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında onların maişetini bile aralarında biz taksim ettik. Kimini derece derece diğer kiminin üstüne çıkardık ki (maddi bakımdan) bir kısmı bir kısmını işadamı edinsin. Rabbin rahmeti, onların toplayageldiklerinden daha hayırlıdır" demektedir. Öyleyse hakça çalıştıran da, hakça çalışan da görevini yerine getirmektedir.
Aslında Kur''an-ı Kerim, ekonominin tarifine dahi farklı bir yaklaşım getirmekte, kaynağın sınırsızlığından bahsetmektedir. (Nahl Sûresi ayet 12, 13, 18, İbrahim Sûresi ayet 32, 34)

Sonuç olarak; İslâm ekonomisi, hem sosyalizmden hem de kapitalizmden farklı bir yapıya sahiptir. Bu sistemlerin ekonomik yapıları arasındaki farkı şöyle sıralayabiliriz.

İslâm Ekonomisi           Faizli Ekonomi  Sosyalist Ekonomi
Faiz yok           Faiz %5 (Tahmini)         üretimi devlet yapar.
Kredi için alt sınır %0    Kredi faizi %10 Fiyatı devlet tesbit eder.
Bütün kaynaklar kullanılmaktadır.           Kâr için alt sınır %10     Bütün halk işçidir. Ücret
Herkes yatırım yapabilmektedir. %10''dan az kâr getirecek          Asgari geçim seviyesi               kadardır
Banka ile kar/zarar ortaklığı       Yatırım yapılmayacaktır.            ve devlet tespit eder.
yapabilmektedir.
İstikrarlı para politikası, istikrarlı Yatırımı yalnızca işadamları       Üretimden elde edilen gelir
üretim ve istikrarlı tasarruf         yapabilmektedir.           devletindir.
sağlanmaktadır.

Yatırımın istenilen seviyede       Likiditenin (paranın) istikrarsız
oluşundan işşizlik problem        kullanılışından istenilen tasarruf
olmaktan çıkmaktadır.   sağlanamamaktadır.

Ekonomik ve sosyal düzenleyici           Yatırım olmayışından (istenilen
zekat vardır. Servetin %2.5''i      düzeyde olmayışından) doğan
            isşizlik vardır ve her geçen gün
            artmaktadır.
Sosyal adalet ve toplumsal huzur          Ekonomik dengesizlik ve
vardır.   toplumsal huzursuzluk
            mevcuttur.
Kısmi devlet müdahalesi vardır.